Mono Baskı - Pembe Çicekler

7. sınıflara yaptırdığım mono baskı çalışması, biraz pis bir iş ama yapması çok zevkli ve çok kolay. Öğrencilerimin de hoşuna giden bir etkinlik oldu. Etkinliğe katılmak istemeyen öğrencilerimi (arada çıkıyor öyleleri, resim yapmalarını hiçbir zaman zorunlu kılmıyorum, zamanla istek kazandırmaya çalışıyorum, genelde başarı sağlıyorum), baskıyı yapan bir grubun yanına oturttum. Hepsinin 10 dakika sonra elleri yüzleri boya içinde kaldı. En inatçısı bile…

Nalburlarda bulabileceğimiz toz boya (boyayı ben alıyorum çok da pahalı bir şey değil) ve beyaz tahta tutkalı gerekli öncelikle. Büyükçe bir fırça (küçük fırçalarla hatta ellerle bile sürülebiliyor boya, bizim okuldaki çocukların maddi durumları çok iyi olmadığından biz her şekilde yaptık), boyayı karıştırmak için herhangi bir kap, temizlik için bez, A4 kağıt ve ellerimizden başka malzemeye ihtiyacımız yok.

Mono Baskı - Yapım Aşamaları

Toz boyalardan 2-3 kaşık kadar bir kaba koyup, üzerine azıcık su (3-4 kaşık kadar), biraz da tutkal ekliyoruz. Oranlar çok önemli değil, üçünün karışımı ne çok sulu ne de çok koyu olmalı. Önemli olan masaya sürdüğümüz boya tabakasının ince olması. Boyayı sürmeden önce A4 kağıdını (ya da hangi ölçüde kağıt kullanıyorsak artık) masaya koyup, köşelerinden işaretleyip, ölçüsünü alırsak daha kontrollü boya sürebiliriz. Sonra işin en zevkli kısmı, ellerle şekiller çizmeye geçebiliriz. Çizim bitince, kağıdı üzerine kıpırdatmadan yerleştirip, üzerini elimizle sıvayıp, kağıdı yavaşça kaldırınca, TA DAAA!

Mono Baskı - Sarı ve Kırmızı Çalışmalar

Mono Baskı -  Çalışmalar

Mono Baskı - Kahverengi Çalışmalar 2

Evimdeki yılbaşı ağacı

 

Annemin ağacını görüp kıskandım, hemen ben de evime istedim. Annemle Ataşehir’de dal arayışına çıktık, bulduk ama çamurun içinde, acımadım girdim çamura (çizmemi de yeni almıştım, temizlemem yaklaşık yarım saatimi aldı).

Dalları koyacak bakırı  annemden buldum, kar taneleri şeklindeki ışığı da annem Almanya’da bit pazarından almış,  ağaç süslerini 2 senedir Accessorize’dan ucuz gördükçe alıyordum (outlet mağzalarında yazın ara ara satılıyor). İşte böyle bir şey oldu efendim.

Tabi anneminki daha bi ihtişamlı, pencerenin önünde duruyor, akşam ışıkları açınca dışardan çok hoş görünüyor. İleriki günlerde onu da paylaşıcam. Saygılarınızla.

Herkese selamlar. Uzun zamandır planladığım bloğumu yazmaya şu an itibariyle başlamış bulunmaktayım. Vatana millete hayırlı uğurlu olsun.

Geçtiğimiz haftayı hasta olarak evde geçirdim, bol bol dinlendim, vitamin depoladım dolayısıyla haftasonunu bomba gibi ve verimli bir şekilde geçirdim. Mesela dün hayatımda ilk defa balık temizledim. Tahminimden kolaymış, hatta zevkli bile sayılabilir. Cenk’in babası kasayla çinekop alıp, küçük paketlere ayırıp buzluğa atmış. Sağolsun geçenlerde bize de verdi. Ben pek balık insanı değilimdir, severim ama genelde tercih etmem. Hele evimde yapmaya hiç olumlu bakmıyordum ama Cenk Rizeli olduğunu için balık vazgeçilmezi. Neyse canım balık iyidir, faydalıdır. Buzluktan çıktığı için açıkcası içimde bir şüphe vardı ama çinekopumuz çok güzel oldu.

Yanına; nar +  nar ekşisi + nar sirkesi (salatadaki muhteşem 3lü) ile güzel bir roka salatası yaptık. Ayıptır söylemesi nar ekşimiz de becerikli annemin yapımıdır.

 Fırında çinekop

Yaklaşık 750gr çinekopumuz vardı. 1 dal taze biberiye, 5-6 defne yaprağı, birer çimdik hardal tohumu ve kişniş, 1 çay kaşığı çekilmiş karabiber, zeytinyağ ve tuz ekleyip tepside güzelce karıştırdık. 200°C ısttığımız fırında 20 dakikada pişti. Fırınıza hakim değilseniz gözlem yapmanızda yarar var.

Karşı komşumun aşure getirdiği kaseyi geri vermek amaçlı (boş vermek olamaz) Ballı Muhallebi yapmaya karar verdik. Normal muhallebi tarifinin içine muskat cevizi rendesi, portakal kabuğu rendesi, damla sakızlı vanilya (marketlerde satılıyor), şeker yerine de bal ekledik. Bal fikri Cenk’ten çıktı, şu sıralar ballı tatlılara merak sardı, uydurma bir şey oldu ama ortaya lezziz bir tatlı ortaya çıktı. Balık sonrası ılık ılık bir güzel gitti ki sormayın. Umarım komşumun da hoşuna gitmiştir…

HOP!

Bugün ise sabahtan işe koyulduk Cenk’le. Gelen kışla birlikte evde ortaya çıkan portmanto eksikliğini kendi çapımızda hallettik. Annemin indirim zamanı Zara Home’dan almış olduğu büyükçene seramik dolap kulpları vardı, bunlara Praktiker’den aldığımız basit kulplar ilave edip, 2 adet çıtaya yerleştirdik, tabi bunu için matkap lazım, biz çeyizimiz için yeni almıştık. Çağla yeşiline boyadık, tabi boya şart değil o da evde vardı. Kenarlara yerleştirdiğimiz büyük kulpların arasından iple birbirine tutturup girişte açmadığımız  kapı aralığına asarak minicik evimizde yer kaplamadan neredeyse bedavaya çözüm bulduk. Çıtalar bile yeni aldığımız bulaşık makinesinin kutusundan çıkmıştı. İşte eloğlunun “Do It Yourself (DIY)” (Kendin Yap) dediği böyle bir şey efendim.

Portmanto

Malum havalar soğudu evde tavuk suyu bulundurmak gerek hele ki benim gibi sık hasta olan birisinin bol bol tavuk suylu çorba tüketmesi lazım. Bütün bir tavuğun derisini çıkarıp tencereye bir güzel yerleştirdik. Yanına arkadaş olarak tane karabiber, kişniş, defne yaprağı, biberiye, 2 koca soğan, 2 havuç, 1 baş sarımsak ve 1 demet maydanozun saplarını ekleyip onlar iyice kaynaşıncaya kadar (yaklaşık 2 saat) kısık ateşte kaynat babam kaynat.
Çıkan koku muazzamdı. Tavuk aromatik bir tat aldı. Suyunu süzüp kavanozlayıp buzluğa kaldırdık. Zaten kaynamaktan canı kalmayan etleri kolaylıkla tifttik; çorba, salata yada yemek yapmak için buzdolabına kaldırdık. Kalan et ve kemiklerle de sitemizin kedilerine ziyafet çektirdik.

Tavuk suyumuz kaynarken bile boş durmadık buzluğa atmak için 1kg kıymadan sumaklı köfte yaptık (Refika Birgül’ün tarifinden yola çıkarak).

Tavuk suyu yapımı

Akşam keyif zamanı, senelerdir ”Festival Filmleri” klasörümde bekleyen filmlerden ikisini seçip Haftasonu İspanyol Kuşağı yaptık kendimize. El Lobo (The Wolf) ve El Método (The Method). İki filmin de başrol oyuncusu Eduardo Noriega; yakışıklı çocuk vesselam. İki filmde de iyiydi, tavsiye ederim ama  biraz eski filmler olduğundan bulunması zor olabilir. Daha da anlatmayacağım ilk postum biraz karışık ve uzun oldu. Şimdilik benden bu kadar, herkese iyi haftalar…

El Lobo ve El Metodo

12